Dersin adı: Direniş, şimdi sınav zamanı! – Ali Osman Koçum*

Üniversiteye yönelik saldırıların en yoğunlarından birinin içerisinden geçiyoruz. ‘’12 Eylül’ü gördük ama böylesini görmedik.’’ diyor bazı hocalarımız. ‘’Tarih bugünleri de yazacak…’’ diyor birçoğumuz. Madem durum bundan ibaret, madem tarih böylesi görülmemiş bir saldırıyı yazacak; o zaman, tarih gençliği çağırıyor demektir!

Bir türlü olmuyor, ne Evren ne Erdoğan ne de bir başkası, üniversite onlarca yıldır teslim alınamıyor. İktidarlar üniversiteliler için ‘’bizim çocuklar’’ diyemiyor bir türlü. Çareyi adına ‘’rektör’’ dedikleri sömürge valileriyle üniversiteyi yönetmekte arıyorlar. Çareyi ‘’tek adam’’ da, tek tip üniversite inşasında, tek tip üniversiteli yaratmakta arıyorlar. Teslim alınamayan bilimsel üretim ve üniversitenin biat etmeyen tavrı, KHK’larla, soruşturmalarla, disiplin cezalarıyla, polis ve ÖGB(Özel Güvenlik Birimleri) baskısıyla susturulmaya çalışılıyor. Eğer kapalı kapıların ardına saklanan rektörler, kâğıt üstündeki KHK’lar,  üniversitenin gerçek sahiplerinin buhar olup uçmasını sağlamıyorsa üniversiteyi de teslim alamazlar.

Üniversiteden ihraç edilen yüzlerce akademisyenden, bunca zaman alınan binlerce dersten sonra, Erdoğan başkanlık hayalleriyle yanıp tutuştuğu bugünlerde, üniversiteye fütursuzca saldırılıyor olmasına rağmen hocalarımız en büyük derslerini verdi. Sessiz kalmayarak, geri adım atmayıp teslim olmayarak, ‘’rahat’’ bir gelecek yerine gerçekleri savunmayı tercih ederek, “zarar görebiliriz” demek yerine “sonuna kadar gideriz” diyerek verdi. ‘’Tek adam’’ için ön ilikleyeceksiniz diyenlerin karşısında güzel günler için ‘’HAYIR’’ın sesini yükselterek.

Üniversite teslim alınamadı, hocalarımız dik duruyor. ‘’İşte bizim hocalarımız’’ diyoruz, gururluyuz. Tarih yazılıyor! Tüm bunlar yeterli mi? HAYIR! Şimdi, hemen şu an bir sınavdan geçiyoruz. Öyle bir ders aldık ki sınavının ne bütünlemesi ne de yaz okulu var! Dersin adı direniş.

Eğer bugün bir tarih yazılıyorsa kalemi elimize alacağız. Başka yolu yok. Başka türlüsünde bu sınavdan geçmek mümkün değil. Sınav bizden cevap bekliyor. Eğer hala doğru cevabı edinememiş olan varsa üniversitenin geçmişine bakabilir. Orada Sinanların ODTÜ’sü, Denizlerin Beyazıt’ı, Mahirlerin Cebeci’si var. Doğru cevap hocalarımızın umut dolu bakışlarında var. Doğru cevap olan bitene seyirci olmakta değil saraylılarla mücadelede var.

Şimdi yanımızda hocalarımız, üzerimizde üniversitenin bu memlekete bu halka olan sorumluluğu, karşımızda saraylılar ve önümüzde tek bir soru var: Üniversiteyi de ülkeyi de bu saldırganlardan kurtaracak mıyız?

Doğru cevabı veremeyen bu dersten kalır. Tarih bu günleri de yazar elbet ama bu dersten kalanı da üniversite affetmez!

*Kolektif Yürütme Kurulu

Çok okunanlar

No Picture
Haberler

Üniversiteliler YÖK’e Karşı Yine Alanlarda Olacak

Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) kuruluş yıldönümü olan 6 Kasım’da her yıl üniversiteliler YÖK’ü, uygulamalarını protesto ediyor. Üniversiteliler bu yıl da YÖK’e karşı demokratik üniversite; eşit, parasız, nitelikli eğitim talepleriyle alanları Devamı

No Picture
Haberler

Belediye burslarının iptal edilmesine karşı İzmir’de protesto

Anayasa Mahkmesi’nin aldığı kararla öğrencilere verilen belediye burslarının kesilmesi ile birlikte İzmir’de Öğrenci Kolektifleri bir protesto eylemi gerçekleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Binası önünde toplanan öğrenciler, kriz koşullarında bursların kesilmesini protesto Devamı

No Picture
Haberler

4. Kolektif Yaz Kampı sona erdi

Öğrenci Kolektifleri’nin bu sene dördüncüsü düzenlenen gençlik kampı 10-16 Temmuz’da Balıkesir/Zeytinli’de gerçekleşti. 20’yi aşkın il ve 40’ı aşkın üniversiteden katılım gösteren Öğrenci Kolektifleri üyeleri kamp alanında paylaşım, eşitlik, yaratıcılık ve Devamı